Bel; insanın dik durmasını ve oturma / kalkma gibi hareketleri gerçekleştirebilmesini sağlamaktadır. Vücut ağırlığının tamamını taşıması ve her daim aktif bir bölge olması sebebi ile özellikle ileri yaşlarda birtakım problemler açığa çıkabilmektedir. Omurga kanalları arasındaki disklerin deformasyonu sonucunda gelişen bel fıtığı probleminin kesin tedavisi bel fıtığı ameliyatıdır. Bel fıtığı ameliyatı; iki farklı yöntemle uygulanabilmektedir.

Bu yöntemler, açık diskektomi ve mikrodiskektomi uygulamalarıdır. Günümüzde mikrodiskektomi uygulaması açık ameliyat yöntemine oranla daha çok tercih edilmektedir. Bunun sebebi mikro cerrahi uygulamaları ile gerçekleştirilen ameliyatta kanama ve enfeksiyon risklerinin önüne geçilmesi ve ameliyat sonrasında iyileşme sürecinin açık ameliyata göre çok daha kısa sürmesidir.

Bel Fıtığı Ameliyatına Hangi Durumlarda Başvurulur

Bel fıtığı probleminin açığa çıkardığı şikayetler ve hastanın genel sağlık durumu göz önüne alınarak tedavi planlaması yapılmaktadır. Bel fıtığı problemi yaşayan hastaların ayrıntılı bir muayene süreci yaşamaktadır. Bu süreçte; 

- hastanın genel sağlık durumu değerlendirilmektedir.

- bel fıtığının oranı tespit edilmektedir.

- hastanın kemik ve kas dokusunun sağlığı değerlendirilmektedir.

- bel fıtığı probleminin açığa çıkardığı semptomlar ve şiddeti değerlendirilmektedir. 

Bel fıtığı problemi; hastada gece ağrılarına neden oluyorsa, oturmada ve kalkmada, uzun yürüyüşlerde kısıtlılık yaşanmasına neden oluyorsa, idrar kaçırma ve cinsel fonksiyon bozuklukları açığa çıkarıyorsa cerrahi tedavi yöntemlerine başvurulmaktadır. 

Bel fıtığı ameliyatı günümüzde daha sık mikro cerrahi yöntemler ile uygulanmaktadır. Mikro cerrahi ile bel fıtığı ameliyatı; günümüzde teknolojik imkanların gelişmesinin bir sonucu olarak çok daha konforlu bir tedavi süreci sunmaktadır. Eski yıllarda klasik yöntemler ile bel fıtığı ameliyatı uygulanmaktaydır. 

Klasik yöntem ile bel fıtığı ameliyatlarında;

- iyileşme süreci uzundur,

- açılan kesi büyüktür ve bu nedenle kanama / enfeksiyon riskleri artmaktadır

- hastanın hareket imkanı uzun süre engellenmektedir. Bu nedenle pıhtı problemi yaşanabilmektedir.

- sinir tahribatı riski oldukça fazladır. 

Mikro cerrahi yöntemi ile bel fıtığı ameliyatlarında ise;

- iyileşme süreci kısadır.

- enfeksiyon ve kanama riski oldukça düşüktür.

- küçük kesi açılmaktadır ve böylece ağrı hissi minimum düzeydedir. 

- hasta kısa sürede günlük yaşamına geri dönebilmektedir.

Bel Fıtığı Ameliyatı Öncesi

Bel fıtığı ameliyatı öncesinde hasta ayrıntılı bir muayene ve genel sağlık kontrolünden geçtikten sonra anestezi ve ameliyat için hazırlanmaktadır. Özellikle kalp ve damar problemi olan hastalar için gerekli önlemler alınmaktadır. Hastalara ameliyattan önceki gün duş almaları önerilmektedir. Bunun sebebi ise ameliyattan 2 ila 3 gün banyo yapmaları sakıncalı olacaktır. Ameliyat öncesinde hastanın 8 saat aç olması gerekmektedir.

Bel fıtığı ameliyatı öncesinde hastanın kan sulandırıcı ilaç ve besinler tüketmemesi önerilmektedir. Aynı zamanda kilo kontrolünün sağlanması ve sağlıklı beslenmesi gerekmektedir. 

Bel Fıtığı Ameliyatı Sonrası Yaşam

Ameliyat sonrasında ameliyat yarasının çabuk iyileşebilmesi için sigara kullanılmaması önerilmektedir. Bununla birlikte hastanın dengeli beslenmesi ve güneş ışığından yararlanmaları gerekmektedir. Bel fıtığı ameliyatı sonrasında egzersizler ve rehabilitasyon süreci ihmal edilmemelidir. Hastanın bel fıtığı ameliyatı sonrasında ağır kaldırmaması ve zorlayıcı hareketlerden kaçınması gerekmektedir.

Bel fıtığı ameliyatı sonrasında hastanın yaşam tarzında birtakım değişikler uygulaması gerekmektedir. Bu değişiklikler ise şu şekilde sıralanabilmektedir;

- beslenme düzeni kemik ve kas güçlendirici şekilde düzenlenmelidir.

- egzersiz programları aksatılmamalıdır. (özellikle yüzme)

- güneş ışığından faydalanılmalıdır.

- kilo kontrolü sağlanmalıdır.

- ağır kaldırılmamasına dikkat edilmelidir.

- bel bölgesi çarpma, düşme gibi travmatik olaylardan korunmalıdır.

Bilgi ve randevu:

0212 542 68 94